|
Şahsi sorumluluk, Anayasa ve yargı bağımsızlığı üzerine
11/02/2008 (607 kişi okudu)
HALİL DOĞRU "İnsanlar daha büyük bir zarara uğramaktan korktukları zaman, başkasına zarar vermekten çekinirler."Spinoza (Etik, Bölüm III. Önerme 39) Kurallar insanları sınırlar; ama insanlar adil ve herkese eşit uygulanır olduğuna inandığı sürece toplumsal yaşamın bedeli olarak "sınırlanmaya" razıdır. Ancak, kendilerini sınırlayan kuralların adil olmaması, herkese eşit uygulanmaması, kurala aykırılıklarının müeyyidesiz kalması durumunda, bu rıza sona erer; doğa kanunları devreye girer; herkes, kendi meşrebi ve gücüne göre haksızlığa karşı kendini korumanın, ayakta kalmanın bir yolunu arar. İşte haksızlığa uğramamak için haksızlık yapmanın gerektiği böyle bir ortam giderek hepimizi içine çeker; ve mafyasından çetesine tüm yasadışı organizasyonlar işte böyle bir ortamda ürer; rüşvet, kayırmacılık, kaba kuvvet, kısacası hukuk dışılık sisteme böyle hâkim olur. Kurallara aykırılığın adil ve eşit bir biçimde yaptırıma tabi olmadığı böyle bir sistemde, politika üretmenin (kural koymanın) hiçbir anlamı olmadığı gibi, -eğitim sorunundan terör sorununa- herhangi bir sorunu çözmenin imkânı da yoktur.
Adalet ve eşitlik
Yargıyı bağımsızlaştırmak
|






