Türban kararı halka sorulacak mı?
|
|
11/02/2008 (851 kişi okudu)
Maureen Freely
Bu hafta Türkiye meclisi üniversitede başörtüsü yasağını kaldırandeğişiklikleri ezici çoğunlukla kabul etti. İkinci oylama yapılırken, laiklik yanlıları korku ve öfkelerini göstermek için muhtemelen ülkenin büyük kentlerinin çoğunda kalabalıklar halinde sokaklara dökülecek. Katılanların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturacak. İslam'ın kamu hayatına yavaş, fakat sinsice sızması olarak gördükleri durumu
protesto edecekler. Onlara göre örtünen kadınlara bir kez üniversite izni çıktığında, devlet binalarına da girmelerine izin verilmesi sadece zaman meselesi olacak. Başörtüsü takan İslamcılar bir kez meclise girebildiğindeyse, başörtüsü takmayan kadınların haklarını kısıtlayan yasalar geçirmeye başlayacaklar ve Atatürk'ün 89 yıllık laik cumhuriyeti çökecek.
Londra'dan bakıldığında ayrım çizgisi gayet net görünüyor. Bir tarafta laikler, Batılılaşma yanlıları ve feministler, diğer tarafta İslam var. İlk kampın 'bize daha çok benzediği'ni düşünebilirsiniz. Fakat hemen bu sonuca varmadan önce bilmeniz gereken bazı hususlar var. Şöyle ki:
Hâkim laik kesim militarist
Kadınlar ne darbe ne şeriat diyor
aileler, çene altında gevşekçe bağlanmış başörtülerini giymeyi sürdürdü.
kehanetinde bulunurken, belki de kendilerinden intikam alınacağından
korkuyorlar. Zira 1990'larda laiklik yanlıları sokaklarda başörtülü kadınların yüzüne tükürüp onlara hakaret etmişti.
biri olduğunu beyan etti. Karşı bildirinin bazı imzacıları
İslamcı AKP'ye mensuptu. Diğerleriyse son yıllarda Türkiye'nin aşırı
milliyetçilerinin epey dayağını yiyen demokrat kurumlara üyeydi.






